TORTUM GÖLÜ VE ŞELALESİ | ERZURUM

TORTUM GÖLÜ VE ŞELALESİ | ERZURUM:

Merhabalar! Bir kamp macerasıyla daha karşınızdayız. Bu defa size epey doğudan sesleneceğiz. Anlatacak olduğum bu yer Erzurum’da bulunan Erzurum merkeze 92 km, Uzundere ilçesine 7 km mesafede bulunan Tortum Gölü ve Tortum Şelalesi. İşte başlıyoruz!

Öncelikle size otostop serüvenimizden bahsetmek istiyoruz. Karadeniz turu için İzmir’den yola çıktık, 2. günün sabahında Bolu Yedigöller’den ayrılırken, Erzurum’a giden bir arabaya denk geldik. ‘Yol nereye götürürse’ diyerek yola çıktığımız için kendimizi birden Erzurum’da bulduk. İyi ki bulduk. (:

Merkezi gezmeye pek fırsatımız olmadı, çok vakit kaybetmeden Uzundere’ye doğru yola koyulduk. Çünkü bizi arabasına alan Reşit abi aynı gün Artvin’e gidecekti. Ne büyük şans! Bolu’dan Artvin’e tek atış. Yol açık ve yolcu kaçık olunca her şey mümkün (:

Aklımızda hep bir Cağ Kebabı, yola koyulduk biz de. Erzurum insanı bizi gerçekten çok sıcak karşıladı, elimizi kaldırdığımızda neredeyse durmayan araba yoktu. Daha yolda başladı gördüğümüz güzellikler bizi kendine hayran bırakmaya, ilk önce bizi Uzundere ilçesinin adını aldığı upuzun bir dere karşıladı. Ardından devasa ve bir o kadar büyüleyici Tortum Gölü’yle baş başa kaldık.

Ucu bucağı olmayan, büyülü renkleriyle bize ilham veren bu göl; heyelan sonucu büyük bir toprak parçasının, Tortum Çayı’nın önüne set çekmesiyle oluşmuş. Çevresini tamamen gezebilmek neredeyse imkansız, çünkü etrafı sert yamaçlalarla çevrili. Bu göl 8 km boyunca size eşlik ediyor. .

Gölün, Tortum Şelalesiyle sınır komşusu olması bize derin bir nefes aldırdı. (: Belirli bir plaj olmamasına karşın gölün şelaleye yakın olan kısmından suya girilebiliyor. Ancak iyi yüzme bilmeyenler için doğru bir tercih olmadığını söylememiz gerekiyor. Suyun kaldırma kuvveti çok çok az olduğu için, göl sizi içine çekiyormuş gibi geliyor, tabi boğulanlar olduğunu da söylemeden geçmeyelim, aman dikkat! Bir de sudan kaynaklı olacak ki, toprak balçık gibi, ayağınız gömülüyor sürekli, bu yüzden direk yüzmeyi tercih edebilirsiniz.

Gölde uzun bir zaman geçirdikten sonra, çıkıp o yorgunlukla gölün muhteşem manzarasını izlemek paha biçilemez. Gölün hemen yanında bir tesis bulunuyor. Dilerseniz bu manzara eşliğinde bir çardakta oturup yemek yiyebilirsiniz, ama Cağ Kebabını önermiyoruz. Cağ Kebabı’nı Erzurum merkezde ya da Artvin merkezde yiyebilirsiniz. Biz şahsen aradığımızı Artvin’de bulduk. (:

Gelelim hayatımda gördüğüm en muhteşem şelale olan Tortum Şelalesine, biz temmuz ayının sonuna doğru gittiğimiz halde gürül gürül akan heybetli bir yapısı ve büyüleyici bir ahengi var. Yerlilerin söylediğine göre; ‘Siz bir de burayı karlar eridikten hemen sonra, mayıs gibi görün.’ Şelaleyi görmek için otoparktan biraz yürümeniz yeterli, daha sonrasında merdivenle aşağıya inebilirsiniz. Sırtınızda çantalarla yazın sıcağında o merdivenleri inmesi bir şey değil de çıkması biraz külfetli. İlk olarak, daha aşağıya inmeden, şelaleden akan su tanelerinin havada güneş ışığıyla renklerine ayrışmasıyla birlikte beliren bir gökkuşağı karşılıyor sizi tüm asaletiyle.

İndiğinizde de yüzünüze çisil çisil yağan bir yağmur gibi çarpıyor minik su taneleri.

Şelalede suya girmek ise paha biçilemez. Gürül gürül akan suya karşı koyabilirseniz derinlere ulaşabilir ve şelalenin altında 48 metreden dökülen suyun tadını çıkabilirsiniz. Dikkat, su derinizi epey acıtabilir! Yine şelalenin hemen orada çay içip bu manzaranın tadını çıkarabileceğiniz bir tesis mevcut.

 

Göl tarafında kamp atabileceğiniz alanlar mevcut. Bahsettiğimiz tesis de size bu konuda yardımcı olabilir. Üstelik yakında bize bir kamp alanı kurulacağından bahsettiler. Onun dışında erzakları ilçe merkezinden temin etmelisiniz, yakınlarda herhangi bir market bulunmamakta.

Biz aslında size bu iki güzellikten bahsetsek de, bölgede yürüme mesafesinde bir de Erzurum Yedigöller bulunuyor. Her bir göl farklı renkte ve güzellikte olup, küçük küçük bir yerleşim yerine dağılmış biçimde çıkıyor karşınıza. Maalesef biz hepsini göremedik, yani yine uğrayacağız sana Erzurum. Seni yenicezz Erzurum!! :))

Hazır aklımıza gelmişken (:

Manzaranın tadını çıkarmak için, yolun yanısıra uzanan dağlara çıkmalısınız. Biz yapamadık ama bir daha gidersek, deneyeceğimiz kesin. Böylesine muhteşem bir yer gördük mü daha önce? Görmedik. Siz de görmediyseniz eğer, mutlaka tavsiye ediyoruz! Tabi mümkünse yaz aylarında, eğer donmak istemiyorsanız. (:

Unutmayın ki, birçok şeyi hevesle sevenler için cennet hayatın ta kendisidir!

 

Tüm gezi yazılarım için;  https://www.instagram.com/kamp.gunlugum

Özlem BOZDAĞ

 

 

 

Özlem Bozdağ

Merhaba! İzmirliyim ve Dokuz Eylül Üniversitesi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünde okuyorum. Hümanist ve bir o kadar doğa sever biriyim. Kamp ve yolculuk benim için vazgeçilmez bir yaşam tarzı haline geldi. Kabul edin siz de çok bunaldınız şehirlerden, gürültüden ve kalabalıktan. Gelin benimle birlikte bir yolculuğa çıkın. Okuduğunuzda gidip görmüş kadar olacağınız ama yine de gitmek ve görmek isteyeceğiniz cennet köşelerini sizlere tanıtmak, gitmeden önce deneyim kazandırmak ve en önemlisi sizleri de doğa aşığı bir insan haline getirmek istiyorum. Doğayı hevesle sevin, çünkü bir çok şeyi hevesle sevenler için cennet hayatın ta kendisidir.


Özlem Bozdağ on Instagram


Yazıyı Puanla:
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (3 kişi, 5,00 out of 5)
Loading...

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir