Haritada Artvin’i bulmakta zorlanacağınız kesin, durun ben söyleyeyim en sağda yukarıda.Burası yem yeşil doğa harikası bir il.Sizlere Artvin’deki Kafkasör Yayla’sı ile ilgili 4 gece 5 gündüz olan kampımdan bahsedeceğim.
Artvin merkezde bulunan Kafkasör Yayla’sı merkeze 7 km uzaklıktadır.Yüksekliği 1250 metre. Yemyeşil doğa harikası bir yer. Festival zamanı hariç dolmuş olmayan cennetten bir köşe.Burası ilkel yaşamı sürdürmek için ideal bir nokta.Fakat ben bir yere pek fazla kalamıyorum bu yüzden burda ömrümün sonuna kadar yaşama fikrimden 5 dakika içinde vazgeçtim:) Öyle ilkel falan dediğime bakmayın. Hafta sonları insanların uğrak yeri olmuş. Hatta mangal yapılması için alanlar,tuvalet,mescit ve paniyonlar bulunmakta.Ben kamp yapacağım için bu yerlerden biraz uzakları tercih ettim.Telefonumu şarj etmek için mescite  bol bol uğradığım doğrudur tabi.

Tabiki mescite giderken yol üzerindeki 370 yaşındaki Doğu Kayınının önünde bir resim çekmeden duramıyor insan.

Yav arkadaş dolmuş yokmuş, nasıl çıkıcaz oraya diye düşünüyorsanız tamam artık düşünmeyi bırakın. Orköy dolmuşuna binin bi öğrenci uzatın(1,5₺) son durakta inicem diyin. Son durakta inince başlayın otostopa. Ben elimi kaldırdım 2 araba durdu o derece.Hatta arabasına binmediğim aile beni çadırımı kurduktan sonra yemeğe davet etti. Sonrasında boğa güreşleri zamanı o aile ile bol bol vakit geçirdik.

Neyse çıktık yukarıya kamp kuracağımız alanı seçiyoruz. Yok abi ben alkol almam derseniz aman mangal yapılan yerlerden biraz uzakta kurun kampınızı. Kafayı bulan sanatçı oluyor sabaha kadar uyuyamazsınız sonra.

Ben çadırımı böyle biyere kurdum. Ardından yemek ve çay işine geçtim. Günde en az 2 demlik çay içtim. Abi doğa gibisi yok ya… Çaydı yemekti derken saat 15:00 civarlarında hadi bir keşif ypayım diye koyuldum yola.

Az ileride yürüyüş parkuru tabelası ve göl diye tabela gördüm.Tabi pişman oldum oltamı almadığıma dedim keşke alsaydım balık tutar yerdim diye.Ama bir de ne göreyim göl dedikleri yer yapay havuz kadar mini minnacık bir yer:) Biraz hayal kırıklığına uğradım ama olsun yinede görülmeye değer bir yerdi. Yürüyüş parkuru 500 metre ve ardından bu gçlcükle buluşuyorunuz.

IMG_5449

Yukarıdaki linktende yürüyüş yolu ile ilgili videoyu izleyebilirsiniz.

Çadırıma geldiğimde hava kararmak üzereydi hızlı bir şekilde ateş yakıp yemek yapmaya koyuldum ve bingo yine bir çay demledim :)Ertesi sabah tekrar şehre inmem gerektiğini fark ettim.Çünkü 4 gece 5 gündüz kamp için aldığım yiyecekler yetersizdi.

Tekrar Kafkasör Yaylası’na çıkmak için dolmuşa bindiğimde dolmuşta yabancı birinin olduğunu fark ettim. İkimizde son durakta indik. Yabancılarla tanışıp sohbet etmeyi sevdiğim için hemen yapışırdım hello yu:) Google çeviri sayesinde bayağı sohbet ettik. Arkadaşın adı Jan(türkçesi ‘yan’) imiş. Polonya’dan buralara kadar Boğa Güreşlerini izlemeye gelmiş.(Helal sana yan) Birlikte otostop çekip kafkasöre çıktık. Ona mekanı gösterdim. Ona blog yazarken kendisinden bahsedeceğimi söylemiştim bahsettim. Burdan Yan’a selamlarımı yolluyorumç Şuan kendisi Gürcistan’da. Gezgin olmak böyle bir şy işte.Neyse biraz özendikten sonra yazıma kaldığım yerden devam ediyorum.

O muhteşem gün geldi çattı…BOĞA GÜREŞLERİ BAŞLADI

Abi burda 300-1000 ve üstü kilolara sahip kocaman sivri boynuzlu canlılardan bahsediyoruz. Arenada izlemezseniz o duyguyu anlamazsınız ama ben sizin için bir kaç görsel çektim.

Bunlarda kampta çektiğim diğer resimler…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here