ESHAB-I KEHF MAĞARASI

ESHAB-I KEHF MAĞARASI:

Merhaba arkadaşlar ben Sinem, bugünkü yazımızın konusu  Eshab-ı Kehf Mağarası.

Mersin’de bulunan Eshab-ı Kehf Mağarası, Tarsus’un 12 km kuzeyindeki  Dedeler Köyü’nde Encülüs Dağı eteklerinde yer almakta. Bu mağarayı özel kılan sebepse hem Hristiyanlar hem de Müslümanlar tarafından Kuran’ı Kerim’de de sözü edilen Yedi Uyurlar İnanışı’nın merkezlerinden biri olarak kabul edilmesi. Öğrendiğim kadarıyla Dünya üzerinde Yedi Uyurlar’a ait olduğu öne sürülen 33 mağara varmış. Bu mağaraya Mersin merkezden kendi aracımızla yaklaşık 35 dakika süren yolculuğumuz sonrasında ulaştık.

 

Bu mağara doğal bir çöküntü sonucu mağara şeklini almış ve 200 m2 lik kapalı bir alandan oluşmakta. On beş basamaktan oluşan bir merdiven aracılığıyla bu mağaraya ulaşılabiliyor. Mağaranın hemen üzerinde de Sultan Abdülaziz tarafından 1873 yılında yapılan bir cami bulunmakta. Sonraki yıllarda ise camiye üç şerefeli minare eklenerek kullanıma elverişli hale getirilmiş ve günümüzde halen işlevini sürdürmekte.

 

Biraz yaptığımız araştırmada mağarada bahsi geçen Yedi Uyurlar’ın kesin olarak nerede bulunduğuna dair bir bilgi olmadığını öğrendik. Üstelik ülkemizde de yine Tarsus gibi farklı yerlerde de bu Yedi Uyurlar’a ait olduğu iddaa edilen yerler mevcut(Efes, Lice, ve Afşin).

Bu Yedi Uyurlar hikayesine gelecek olursak; Saint Paul’un Hristiyanlık kurallarını yaydığı tarihlerden uzun bir süre sonra, Arap kaynaklarında Dakyanus olarak geçen Roma İmparatoru Tarsus’a gelmiş ve çok tanrılı dönemde İslam dinine inandıkları için Tarsus eşrafından olan yedi genci(Yemliha, Meksemlina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş, Kefeştatayyuş) huzuruna çağırarak onlara Roma dinine bağlı kalmalarını, aksi taktirde kendilerini öldürteceğini söylemiştir. Allah’a olan inançlarından vazgeçmek istemeyen bu gençler, imparator tarafından verilen birkaç günlük zamandan yararlanarak yanlarında köpekleri Kıtmir ile beraber Tarsus yakınlarındaki bu mağaraya sığınmışlar, ve orada mucizevi bir şekilde 309 yıl süren bir uykuya yatmışlardır. İçlerinden ilk uyanan Yemliha yiyecek almak için kente gittiğinde, elindeki pararnın çok eski olduğu ve anlattıklarının akla uygun olmadığı anlaşılınca şehir halkı onunla beraber mağaraya gider ve böylece gerçek ortaya çıkar.

 

Bu hikaye tam olarak mağaranın girişindeki konuşan bankta geçen rivayettir ancak bazı kaynaklarda ise Yemliha mağaraya dönerken kendisinden şüphelenen birinin O’nu takip etmesi üzerine mağarada 7 yavru kuştan başka hiçbir şeye rastlamamasını ve bu olayın halk tarafından dilden dile dolaşmasını rivayet etmektedir. Yine bu konu ile ilgili pek çok hikaye ortalıkta dolaşsa da hikayeler genel olarak aynı noktada buluşmakta.

Hristiyan rivayetlerine göre ise bir Pagan Roma hükümdarı, Hristiyanlığı yok etmek için inananları öldürmeye başlamış, Hz. İsa’nın dininden dönmek istemeyen asil bir aileden geldiği öne sürülen bu yedi genci kaçarak sığındıkları mağarada kapısını açılmayacak şekilde kapatır ve onları oraya kıstırır.

İnanç, kültür ve yerlere göre rivayetler farklı şekillerde anlatılmakta olsa da Türkiye’de bu konuda en büyük inanç potansiyeli yerlerinden biri olarak kabul edilmekte Tarsus. Yılın her dönemi çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor.

Mağaranın içi ise küçük olmasına rağmen mağarada en büyüğü tepesinde olmak üzerebirçok oyuk bulunuyor. Oyukların çoğunluğu zemin kaygan olduğu ve dar geçitlerden oluştuğu için güvenlik önlemi açısından kapalı tutuluyor.

Tepesindeki oyuktansa gökyüzünü görmek mümkün. Mağaranın girişinde solunuzda kalacak şekilde gözünüze çarpan koca kayanın ise Yedi Uyur’un köpeği Kıtmir’i temsil ettiği halk arasında yaygın inanışlar arasında. Mağaranın genel olarak halka sağlık, maddi ve manevi zenginlik, rahatlık getirdiğine inanılıyor.

 

Üstelik mağara dışında ziyaretçiler için piknik ve dinlenme alanları mevcut. Bu dinlenme alanlarında içinde at, deve, kangal ve kümes hayvanlarının olduğu mini bir ziyaret yeri de bulunuyor. Yine burada adını mağaradan almış olan bir çarşı bulunmakta, bu çarşıda hediyelik eşya bulabileceğiniz onlarca dükkan mevcut.

Yol boyunca müşterilerini bekleyen mini bir pazar alanı da ortama hareket katmakta.  Konaklamak isteyenler için ise çarşının olduğu yerde kendine has şirinlikte bir otel bulunuyor. Belirtmek isterim ki; bizim ziyaretimiz sırasında tadilatta olan otel belli bir süre kullanıma kapalıydı. O yüzden buraya ziyarete gelecek olan kişilerin konaklama ile ilgili detaylı araştırma yapmalarını tavsiye ederiz.

 

Mağaranın eteklerinde bulunduğu Encülüs Dağı’nın tepesinde ayrıca yamaç paraşütü yapılan Paraşüt merkezi bulunmakta. Yaklaşık 25 dakikalık bir tırmanıştan sonra buraya ulaşmış olsak da tırmanmak istemeyenler dağın eteklerindeki toprak yolu takip ederek de buraya ulaşabilirler. Bu merkez çoğunlukla haftasonu açık olduğundan ve biz de ters bir günde ziyaretimizi gerçekleştirdiğimizden yamaç paraşütü zevkinden yararlanamadık maalesef. Ama edindiğimiz bilgiler kadarıyla yamaç paraşütü fiyatı 100 lira,eğer bir de kameraların da  eklenmesini istiyorsanız fiyatı 120 lira oluyor. Kesinlikle bu aktiviteyi burda deneyimleyin derim. Biz bu konuda şanssız olduğumuzdan  sadece gökyüzünde uzanan dağları ve gökyüzünü seyretme fırsatı elde ettik.

Kısaca burası ile ilgili şunu söyleyebilirim ki, hem gezmek istiyor hem de tarihin, farklı medeniyet ve inançların harmanlanmış kokusuyla doymak istiyorsanız bu mağarayı ziyaret yerleriniz arasına eklemelisiniz.

Özgürlüğü gezmekte bulduğunuz, yollara kanat açtığınız gezilerinizin olması dileğiyle..

#ozgurlukgezmekte

#yollarakanataç

#fatihbusrayolda

 

Fatih Acar

Kendini gezmeye, görmeye ve yollara adamış üç deli: Fatih, Büşra, Sinem

#ozgurlukgezmekte

#yollarakanatac

#fatihbusrayolda


Fatih Acar on Instagram


Yazıyı Puanla:
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (2 kişi, 5,00 out of 5)
Loading...

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir