Bu yazımızda ufak gezimizin merkezi Cunda Adası. Bazılarımız burayı Alibey Adası olarak da duymuş olabilirler bilakis bu da sevgili adamızın bugünkü ismi. Neden bu isim verildiği yönünde yaptığımız ufak bir araştırmada  Kurtuluş Savaşı sırasında padişahın ‘ Yunanlılara teslim olun’ emrine uymayarak silahlı mücadeleye başlayan ilk birliğin komutasında olduğu Yarbay Ali Çetinkaya’dan aldığını öğrendik. Tabii bunu öğrenince bizim için daha ilgi uyandırıcı bir yer olmaya başladı bu ada. Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı bu sevimli adamızın bu bölgede bulunan adalar içinde tek yerleşimin bulunduğu ada olduğunu söylemeden geçemeyiz. Ki bizce en az bir kez bile bu adayı gezmiş olanlar için yerleşilmek istenebilecek kadar huzur ve mutluluk kattığı tartışılmaz bir yer. Adanın büyük bir nüfusunu ise şu an Yunanistan’a bağlı Midilli ve Girit Adası’ndan göç etmiş olan Türkler oluşturuyor.

Bu ada, Balıkesir’den yaklaşık olarak 134 km uzaklıkta ve biz kendi aracımızla gittiğimiz için yaklaşık olarak yolculuğumuz 1 saat 50 dakika kadar sürdü. Cunda Adası’na hem deniz yoluyla hem de kara yoluyla ulaşabilirsiniz. Ayvalık’tan Cunda’ya gün içerisinde sürekli sefer yapan tekneler de mevcut. Bizim gibi kara yolunu tercih etmek isteyenler için ise denizin doldurulması ile oluşturulmuş boğaz köprüsünden adaya ulaşmak mümkün.

Cunda Adası’nda trafiğe kapalı olan sahilinde (Bknz : Sahil ) gezmenizi kesinlikle tavsiye ederiz, bu cadde de yürüyünce huzur bulmanız garanti. Aracını park etmek isteyenlerse belediye otoparkını kullanabilirler. Bu sahilde gezerken eski bir yapı olan Despot Evi’ni görebilirsiniz. Ve yine bu sahil üzerinde bulunan enfes lokma yemek istiyorum diyenler bizce ‘Lokma İmparatoru’na uğramalılar. Gece bu sahilde yaptığımız yürüyüş sırasında insanların oluşturduğu kalabalık bizi Lokma İmparator’un önüne getirdi ve buranın meşhur lokmasından tatma fırsatı elde ettik. Talep bir hayli de fazla burada. Üstelik lokmayı bildiğimizin aksine susam, hindistan cevizi ve tarçınla servis ediyorlar. Merak edenler için fiyatı ise sadece 5tl. Doyma garantisi de verebiliriz çünkü biz birer porsiyon aldığımız lokmalarımızı bitiremedik bile. Üstelik cadde boyunca seyyar satıcıların tezgahlarında buzda bademleri görmeniz mümkün.

Kahve içmek istiyorum diyenler için de ‘Taş Kahve’ ye gitmenizi öneririz. Ayrıca sahili takip ettiğinizde karşınıza ‘Sahil Çarşısı’ çıkacaktır. Burada da birbirinden güzel magnetler, biblolar ve bunun gibi hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz.  ( Bknz : Hediyelik Eşya Çarşı )

   

Adayı biraz daha gezince yolumuz buranın en bilindik pastahanesi olan Karadeniz Pastahanesi’ne düştü ki bu pastahane de birbirinden güzel kurabiyeler, dondurmalar ve adada hayli meşhur olan Damla Sakızlı kurabiye bulabilirsiniz. (Bknz : Cunda Sokak Arası  )

Adada ne yenir sorusuna gelirsek, bizim gezmekten pek aklımıza gelmedi açıkçası, karnımız guruldadığındaysa Ayvalık’ ın meşhur tostuyla öğlen yemeklerimizi geçiştirdik. Akşam yemeğinde ise sokak aralarında ve sahil yolu boyunca birbirinden güzel balık lokantalarından birine uğrayıp balık yiyebilirsiz. Biz tadına baktık biraz maliyetliydi ama tabi ki hepsi birbirinden mükemmel olan tatları denemenizi tavsiye ederiz.

Sahil dışında önerebileceğimiz diğer güzel yerlerden birisi de ‘Aşıklar Tepesi’. Aşık olunabilecek güzellikte bir tepe burası. Üstelik bu tepeden Cunda ve Ayvalık’ı ayaklarınızın altına almanız mümkün. Tepenin en üst noktasında Panaya Kilisesi ve Kent Kitaplığı var. Ve özellikle belirtmek isteriz ki burada yollar biraz dar, o yüzden yürüyerek keşfe çıkmak daha güzel oluyor.

Burada birbirinden etkileyici kiliseler bulabilirsiniz. Panaya Kilisesi, Agios Yannis Kilisesi, Taksiyarhis Kilisesi (diğer bir adıyla Rahmi M. Koç Müzesi)’ni sayabiliriz.(Sadece kilise mi var bu adada yahu diye merak edeniniz varsa Armutçuk Camii’ni de ziyaretlerinizin arasına koyun deriz.) Ve Kent Kitaplığı’ nı da unutmamak lazım. Öğrendiğimiz kadarıyla bu kitaplık çok önceleri harabe bir değirmenmiş ve içerisinde bulunan kitaplardan dolayı restore edilip kitaplığa çevrilmiş. Kitaplığın değirmeni de adanın güzel sembollerinden birisi açıkcası. Değirmenin önünde yer alan kafede dinlenebilir, hediyelik eşya dükkanından da buraya ait hediyelik eşyalar alabilirsiniz. ( Bknz : Rahmi Koç Müzesi  )

  

Cunda Adası haricinde Ayvalık’ta Sarımsaklı Plajı’nı da gezmenizi öneririz zira biz gezdiğimiz için hiç pişman olmadık. Bu sahil gece olunca Cunda Adası’nın sahiline oranla daha renkli ve canlı oluyor. Üstelik denizde yüzmenin tadını da doya doya çıkarabilirsiniz.

  

Ayvalığa gidip de muhteşem bi manzara izlemeden dönmek olmaz tabi . Panaromik şekilde tüm adaları yüksekten izleyebileceğiniz muhteşem bir seyirlik şeytan sofrası. Ayvalıktan sarımsaklı istikametine giderken tabelalarıyla karşılaşacaksınız. Bir kilometrelik bir yokuştan sonra enfes bir manzara sizi bekliyor olacak. Ayrıca Şeytan sofrasında ayak izi bulunan bir çukur var bu çukurun şeytanın ayak izi olduğuna inanılıyor . Efsaneye göre Zeus’un süt annesi İda , Zeus’a zarar vereceğinden korkarak şeytanı kovar ve üç ayağı olduğuna inanılan şeytanın bir ayağı İda dağı eteklerinde, bir ayağı midilli adasında , diğer ayağıysa şeytan sofrasındadır. Ayak izi bir kafes içine alınmış şekilde muhafaza ediliyor ve insanlar yan tarafındaki hediyelik eşya dükkanından 50 kuruşa satılan renkli kurdela parçalarını alarak bu kafesin her yerine bağlıyorlar . Ayrıca içine baktığınızda atılan bozuk paraları da görmek mümkün. Manzarayı seyrederek yemek yiyebileceğiniz veya çay kahve içebileceğiniz restoran kafe karışımı yerler var. Biz yemek yedikten sonra manzaraya karşı fotoğraf çekinme derdine düşüp hesabı ödemeyi unuttuk aman dikkat edin 🙂 (Bknz : Şeytan Sofrası  )

         

 

Konaklamayı merak edenler için ise şöyle söyleyebiliriz ki çok sayıda otel bulabilirsiniz bu adada. Biz bu yolculuğumuzda butik otelleri tercih ettik. Mavi Butik, Fikretbey Konağı, Mola Cunda Hotel, Lavanta ve Tutku Pansiyon tavsiye edebileceğimiz butik oteller arasında. Fiyatlar ise 2 kişilik oda için gecelik olarak 100-200 Türk Lirası arasında değişiyor.

Tüm bunların dışında otel haricinde kamp yaparak gecemi geçirmek istiyorum diyenler için Ada Camping tam size göre bir yer diyebiliriz. Aracınızla yaklaşık 17 dakikada varabileceğiniz bu yer, hem kamp hem de deniz keyfini bir arada sunuyor misafirlerine. Ayrıca buraya ait olan restorana da uğrayabilirsiniz. Burada karavanlarda ya da bungalov evlerde de konaklayabilmek mümkün. Eğer kamp çadırınızı da yanınıza alırsanız burada kesinlikle konaklayın ve çadır kurun deriz zira biz yanımıza çadırımızı almadığımızdan bu fırsattan yararlanamadık maalesef.

   

Ve biz gezdik, gördük, eğlendik, anlatırken bile zevk aldık, çok beğendik. Siz de yerinde duramayanlardansanız tatil rotanıza bu şirin mi şirin adamızı eklemenizi tavsiye ederiz.

Sizin de canınız gezmek mi istedi? Yollar size gelmez, siz yollara gidersiniz. Haydi yolculuğa…

#fatihbusrayolda   ,  #özgürlükgezmekte  ,   #yollarakanataç

       

   

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here